1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14




KEBAN’DA DİNİ MİLLİ DEĞERLER KONFERANSI YAPILDI

Keban’da dini ve milli değerler konferansı düzenlendi Belediyemiz organizesi ile Elazığ Kadın Girişimciler Kurulu tarafından yürütülen "Huzur Akademisi Projesi" kapsamında Kebanlı kadınlara Dini ve milli Değerler konulu konferans verildi. Keban İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Hacı Fevzi Efendi Konferans Salonunda Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Bulut, İstanbul’dan Milli Rallici ve Gazeteci Yazar Burcu Çetinkaya ve Mevlüde Uçar Konferansa konuşmacı olarak katıldılar.

-FÜ. Tıp Fakültesi Nöroloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serpil Bulut, ‘Kaybetmeye Yüz tutmuş değerlerimiz’ konulu konuşmasında “ Günümüzde aynı apartmanda aylarca ve yıllarca birbirini tanımayan ailelerin çocukları yetişmektedir. Günümüzde Aileler arasında Amcasını, Dayısını, Halasını, Teyzesini tanımayan nesiller, çocuklar yetiştiriyoruz. Oysa Bir çocuğa Anne ve babasından sonra en fazla sevgiyi Babaannesi, Anneannesi, dayısı, halası verebilir. Ailenin çatı direği kadındır, Evi yapan dişi kuştur. Evin kadını hasta olursa, O evin huzuru da kalmaz. Allahu Teâlâ Kadını yaratırken hanımın yüreğine muhabbetti ve sevgiyi koymuştur. Bugün biz kadınlar nerede yanlış yapıyoruz. Bugün yanlışlarımızın gerçek kaynağı nedir? sahip olduğumuz değerleri bilmemizden kaynaklanıyor. Kadının olmadığı yerde o milletin değeri de olmaz. Her başarının arkasında bir anne vardır” dedi.

Rol Model olarak bugünkü konuğumuz 5 kez Türkiye Ralli Şampiyonu, Uluslararası Milli Rallici ve Gazeteci Yazar Burcu Çetinkaya,  “ Ankara Nallıhanda köyde Rahmetli Babaannem 8 çocuğu olan Aileyi bir arada tutmauya çalışırdı.Ben Robert Kolejinden okuyordum, Arkadaşlarım ise Fransaya giderlerdi,Bende her yaz Köye giderdim, Memlekete gitmem bir yerde üzerimde iz bıraktı. Maalesef İslama uzak durmam mutsuz olmamı sağladı, İsyan’dan İslama nasıl yöneldim. Benim için esas değişiklik 10-12 sene önce başladı. Gördüğüm haksızlığı tepki veremiyordum, Haklı tepki vermem gereken bir haksızlıkta sakinlikle tepki veremiyordum, Tepkiyi, İsyan ederek tepki veriyordum. Ne zaman ki İsyan’dan İslama teslim olmaya ve bazı şeyleri kabullenip sakinlikle, sabırla adım atmaya doğru yolumu değiştirdim. Ondan sonra böyle sanki şey çoamk keyifli yavaş yavaş kapılar kendiliğinden açıldı adım adım çok rahat bir şekilde, çok keyifli bir şekilde oldu. O anda değişiklik çok güzel münasip oldu. O yüzden isyan etmemek lazım ne olursa olsun ne çıkarsa çıksın, Bollukta çok da iyi bir şey değil galiba, bunu fark ettim, birebir yaşamış birisi olarak hani Allah nasip ederse çocuklarım olursa onların onu yaşamasını istemem yani bir çocuk hayatı görmeli toprak kokusunu almalı, Şehirde büyüse bile o toprağı o yaşamı o Köyü Anadolu yu bilmeli, Bugün geriye döndüğümde baktığımda tabiki her şey nasip Allah nasip etti, Ama o toprak kokusunu almış olmanın, O çocuk burnunda işte tavuklarla, horozlarla oynamamış olmanın, El öpmeyi bilmeli, Öyle arkadaşlarım varki Köye geliyorlar Büyüklerimiz var,el öpmeyi bile bilmiyorlar. Uzaktan gördükleri yaşça büyük insanları ancak başını okşayarak, veya yanağını sıkıştırarak sevmeyi biliyorlar. Onlara ağır geliyorlar, yani Bizim bir kültürümüz var, Çok güzel kültürümüz var, Büyüklere saygı gösteren, okumuş olsa da, okumuş olmasa da çünkü hayat tecrübesini en büyük okullardan daha değerli oluyorsun O Yüzen bunları görmüş çocukları çok önemli olduğunu düşünüyorum. Benim babam köyden şehre bir yolculuk yaptı, Bende onun da vesilesinden tabiî şehirden köye bir yolculuk tekrar çocukluğumdan toplamaya çalıştım. O yüzden son 4 senedir, çok fazla seyahat ediyorum, Hem memlekete gidiyorum, hem anadoluya çok fazla geliyorum ve tüm bunların tabiî ki o yaşadığım manevi yolculuğa çok büyük desteği oldu.

İnsanların örnek aldığı bir noktada olmak ben bunu hak ettiğimi düşünmüyorum. İnşallah Allah nasip eder ama kendimi daha fazla geliştirmeye çalışıyorum. Bu yüzden hayatımı sadeleştirmeye çalışıyorum. Bunun zorluğunu biliyorum bu yüzden şımarmamam lazım, Samimi olmadığımı düşünenler var. Yolu İslam olan, yolu İslam olanı anlamıyor. Biz doğru yoldaysak onları doğru yola çağırmak da inanılmaz imkan getiriyor. Aslanda hepimize Benim daha Allah yoluna yürümemde vesile olan insanların birçoğu tanıdığım kişi Benim yanlış yaptığım şeylerde yargılamadan bana yardım eden insanlardan ve kişilerden çok etkilendim” dedi.

-Merhum Timurtaş Hoca efendini eşi Mevlüde Uçar, ‘Ailenin Önemi’ İle ilgili konuşmasında “ Dini İslam gelmeden önce Anne ve kadın utanılacak bir varlık olarak görülüyordu. Hatta dini İslam gelmeden önce müşrikler kız çocuklarını diri diri gömerlerdi. Dini İslamın gelmesi ile şeref buldu topluluk, Dini İslam gelmeden önce Kadınlar, Kızlar köle olarak alınıp, satılıyorlardı, Dini İslam geldikten sonra Evlenecek Kızlar, Babalarından Allahın rızası ve Allahın izni ile istenmeye başlanıldı. Anne oldu Cennet ayağının altına verildi. Kızımız okusun diye yanımızdan, dizimizden uzak yerlere gönderdik, Okumaları çok güzeldi. Ama biz yavrularımızın elinde birçok güzellikleri de ellerinden aldık. Çünkü onlar dışarıda okurken annelerinin bir öğretmen gibi, vermiş olduğu Fakülte eğitiminden yoksun kaldılar. O yüzden Kızlarımızı evimizde kendimiz iyi yetiştirmeliyiz. Anneler evinde gerekeni vermezlerse Özel okullar istediğimizi hiçbir zaman vermezler. Hayırlı bir evlat yetiştirmek kainatı yeniden keşfetmektir. “ dedi. Konferansa Keban Belediye Başkanı Fethiye Atlı ve Kebanlı kadınlar katıldı.